Almanya’nın büyülü Noel Pazarlarından birini ziyaret etmek için Aralık ayında Almanya’ya bir gezi mi planlıyorsunuz? Öyleyse Rothenburg ob der Tauber Noel Pazarı’nın neden yapılacaklar listenizde olması gerektiğini öğrenin. 

Tarihi Nürnberg Christkindelmarket, Dresden’deki Striezelmarkt veya Hamburg, Berlin ve Leipzig’deki Noel Pazarları gibi yerler muhtemelen listenizin başındaki yerlerdir. Ancak bu büyük pazarların yanı sıra, yapılacaklar listenize eklemeye değer birçok küçük pazar var. Özellikle Alman kırsalında yer alan tarihi ortaçağ kasabalarında bulunanlar. İşte bunlardan birini geziyoruz: Rothenburg Ob Der Tauber. 

Bu tarihi, ortaçağ duvarlı şehir, Almanya’nın merkezindeki pastoral Tauber nehri vadisine bakan kayalık bir platonun üzerinde yer almaktadır. Rothenburg, kuzeybatı Bavyera’da, Franconia’da bulunur, ancak Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletine çok yakındır. Almanya’nın ünlü Romantik Yolu da dahil olmak üzere demiryolu ve karayolları ile iyi bağlantılara sahip olan Rothenburg, kaleler ve masallarla dolu bir ülkenin en popüler destinasyonlarından biridir. 

Burası Almanya’nın en büyülü ortaçağ şehirlerinden biridir. Hele ki Noel sezonunda ziyaret etmek, bu şirin küçük kasabanın gerçekten büyüleyici hissini resmen iki katına çıkarıyor. Reiterles Noel Pazarı, 500 yıldan fazla bir tarihe bakıyor ve kasabanın asırlık geleneklerini nasıl korumaya devam ettiğini görünce, Noel Pazarı’nın bile başlangıcından bu yana çok az değişmesi büyük bir sürpriz değil.

Rothenburg ob der Tauber’e nasıl giderim?

Rothenburg’a trenle gitmek gerçekten çok kolay. Tren istasyonu şehir merkezine yaklaşık 1 km uzaklıkta yer alıyor. Rothenburg ob der Tauber’e gelen çoğu ziyaretçinin, Nürnberg, Münih, Stuttgart veya Frankfurt ana şehridir. 

Nurnberg’den, Rothenburg ob der Tauber’e nasıl gidilir?

Arabayla Seyahat süresi yaklaşık 1 saattir. Trenle seyahat süresi yaklaşık bir buçuk saattir. Ansbach’a giden S-Bahn veya bölgesel eksprese binin. Bölgesel Bahn’a Steinach bei Rothenburg od Tauber’e transfer. Doğrudan Rothenburg’a giden yerel trene aktarın.

Frankfurt’tan, Rothenburg ob der Tauber’e nasıl gidilir?

Arabayla seyahat süresi yaklaşık 2 saattir. Trenle 3-3,5 saat sürüyor. Gün boyunca Würzburg’a birkaç tren (InterCity-IC, Inter City Express-ICE ve Regional Express-RE) çalışır. 

Münih’ten Rothenburg ob der Tauber’e nasıl gidilir?

Arabayla, seyahat süresi yaklaşık iki buçuk saattir. Trenle seyahat süresi yaklaşık üç buçuk saattir. Treuchtingen’e giden bölgesel ekspres trene binin ve ardından Regional Bahn’dan Steinach’a transfer. Steinach’ta yerel trenle Rothenburg ob der Tauber’e transfer.

Bu tatlı kasaba adını, bambaşka bir dünyadan geldiği söylenen, Noel dönemi havada süzülen ve yanında ölenlerin ruhlarını taşıyan gizemli ‘Rothenburger Reiterle’ figüründen alıyor. Bir zamanlar korkulan bir figürken, şimdilerde iyi haberlerin taşıyıcısı olarak görülüyor. İlk Advent hafta sonundan önceki Cuma öğleden sonra (genellikle Kasım ayının son hafta sonuna denk gelir) gerçekleşen yıllık Noel Pazarı’nın resmi açılışı; ve bu figür eşliğinde yapılır. 

Noel Pazarı nerede kuruluyor?

Ana pazar Marktplatz çevresinde yer alır ve nerdeyse tüm eğlencenin gerçekleştiği yer burasıdır. Belki birkaç sokak daha fazla tezgah içerir, ancak onu keşfetmekte sorun yaşamayacaksınız.

St. Jacob’s Kilisesi’nin çevresinde sevimli bir küçük çocuk atlıkarıncası da dahil olmak üzere çeşitli tezgahlar bulunur.

Parıldayan ışıklar ortaya çıkıyor, kasabayı neşeyle aydınlatıyor ve Noel sahneleri mağaza vitrinlerini süslüyor. Kasaba, büyülü doğasını Kasım ayı başlarında Masal haftası boyunca bir hafta boyunca süren kutlamalarla kucaklıyor. 

Kathe Wohlfahrt Mağazası ve Noel Müzesi

Tüm yıl boyunca açık olan ünlü Käthe Wohlfart Noel Mağazası, Aralık ayındaki Noel Pazarı sırasında gerçek bir ‘Noel Köyü’ne dönüşür. Mağaza yılın herhangi bir zamanında oldukça popülerdir, ancak Aralık ayı boyunca dükkan çok sıkışık olduğu için zar zor hareket edebileceğiniz için içeri girip birçok öğeye göz atmak gerçekten zor. Yine de daha önce oraya hiç gitmediyseniz, mağazanın sunduğu güzel Noel ürünlerinden bazılarını görebilmek (ve belki satın alabilmek) için sabah erken bir ziyaret planlamanızı tavsiye ederim.

Ortaçağ Duvarı

Rothenburg’un hala ortaçağ duvarı var. Ve resmen bu kasabayı tamamen çevreliyor. Bu duvarın tarihinin bir kısmı orta çağa kadar uzanırken, diğerleri daha yakın zamanda inşa edilmiş.(savaş sonrası) Duvarın çevresinde yürümek için basamaklardan oluşan birkaç giriş var. 

Duvarın kendisi de dahil, şehrin görmeniz gereken iki tarihi parçası daha var. İlki Plönlein ve şehrin klasik görüntüsü. Şehir merkezinden güneye doğru ilerleyin ve bu kartpostal ile buluşun. İkincisi Spiral Bastion. Devasa kulesinin içini ve üstü kapalı küçük köprüsünü keşfedebilirsiniz. Duvarın en güney kısmında bulabilirsiniz.

Plönlein

Bu sokak nefes kesici! Bir peri masalının parçası olduğunuzu hissettiriyor. Zaten öyle ikonik bir görüntü ki google maps’te fotoğraf çekilme noktası pini var. Muhteşem tabelalar, güzel evler ve binalar, çok sayıda şirin küçük dükkan, kobalt sokaklar, güzel küçük fırınlar, kafeler ve dondurma dükkanları. Bu sokaklarda yürümek öyle keyifliydi ki. Burada her binanın, her tabelanın tadını çıkararıp her küçük dükkânı keşfederek dolu dolu 1 hafta geçirebilirim!

Spiral Bastion

Spital Bastion, Rothenburg duvarlı kasabasındaki kule kapılarından biriydi. Yukarı çıkıp hendeği gördüğünüzde, buranın bir kale mi yoksa sadece bir geçit mi olduğunu merak ederdiniz. Orta çağda insanlar bu bölgeyi yabancıları savunmak için gerekli silahlarla birlikte kullanmış olabilirler. Geçmiş tarihi görmek ve düşünmek için güzel bir yer. Bu kaleden inanılmaz güzel manzaralar göreceksiniz. 16. yüzyılın sonunda Leonhard Weidmann bu etkileyici savunma yapısını sekiz şeklinde yarattı. Yedi kapı, bir portcullis, bir asma köprü ve top parçalarının hareket ettirilebileceği bir sur, güneyden gelen saldırılara karşı Rothenburg şehrini koruyordu. Sadece dışarıdan değil, surlara kadar surların yanından da ziyaret etmelisiniz.

Belediye Binası Kulesi’ne tırmanın

Şehir ve Marktplatz manzarası için Belediye binasının tepesine tırmanabilirsiniz. İnanılmaz dar küçük bölme ya şu an o anı hatırladım da. Çıkmaya değer mi bilemiyorum. Yukarı çıkan kişi sayısını kontrol ediyorlar, bu yüzden büyük bir grubunuz varsa biraz beklemeniz gerekebilir, ancak çektiğimiz karaler enfes çıktı ya sanırım buna değer. Bir kez tepeye çıkıp çok dar bir merdiveni tırmandıktan sonra, binanın tepesini çevreleyen çok küçük bir yürüyüş yoluna çıkacaksınız. Yükseklik korkusu olanlar uzak durmalı.

Tabii ki bu tepeye tırmanış için ödeme yapacağınızı unutmayın, Kişi başı 2,5 Eurocuk.

Ne yiyip ne içelim?

Gerçek bir ziyafet için St. Jacobs katedralinin arkasındaki kilise binalarından birinde bulunan Advent Cafe’ye uğrayın. Bu, Noel pazarının ortasında, muhteşem bir dilim ev yapımı kek veya hamur işi bulabileceğiniz ve yerel bir spesiyalite olan bir fincan Weisser Gluhwein’in (sıcak beyaz şarap) tadını çıkarabileceğiniz, göreceli olarak sessiz bir yerdir. Gluhwein kupalar her yıl yeni bir tasarıma sahiptir ve mükemmel bir hatıra olur, bu nedenle depozitonuzu iade edip etmeme konusunda zor bir karar olabilir.