Macaristan’ın başkenti Budapeşte’ye biletinizi aldınız ve göbüşleri mutlu eden en iyi restoranlar, uygun fiyatlı mekanları nasıl bulacağız diye kara kara düşünüyorsanız, çok doğru yerdesiniz! Budapeşte için Avrupa’nın, parayı çok da dert etmeden gezilecek şehirlerinden biri diyebiliriz. Ülkemizde dilim pizza bile olmuş dünya para.. Neyss hadi başalayalım.

Budapeşte’de yöresel Macar yemeklerinden, Orta Doğu meze tabaklarına; İtalyan pizzası, Amerikan burgerlerinden dünya yemeklerine birçok modern restoran bulacaksınız.

Gulaş:

Langos: Siz görünce “e bu bildiğin pişi ya” diyebilirsiniz. Macar spesiyalitesidir! Kızgın yağa atılan mayalı bir hamur ama daha büyük yani tek bir porsiyonu küçük boy pizza ile eşdeğer. Favori bir sokak ve festival yemeğidir. Genellikle sarımsaklı tereyağı, peynir ve jambon gibi tuzlu soslarla servis edilir. 

Kürtoskalács: Aslında bunu çok iyi biliyorsunuzdur. Uzun şeritler şeklinde kesilen tatlı mayalı hamurlar, silindir etrafına sarılıyor ve kokoreç gibi pişiyor. Tabi bu pişme esnasında üzerine tereyağı ve şeker sürülüyor. Oldu mu sana kıtır kıtır karamelize bir kabuk. Sonuç olarak çok lezzetli özellikle kışın yanında Gluhwein ile çok iyi eşleşme oluyor. Bunu ilk kez Prag’da sonra Almanya’nın hemen her şehrinde deneyimlemiştik. Bir zamanlar TR’de satışını ilk yapma hayalini kurmuştum. 🙂 Bu düşüncemden 1 sene sonra TR’de satılmaya başlamıştı. 😀 Şimdi var mı yok.

STIKA

Buraların en popi en güzel kahvaltıcılarından birisi. Doğal olarak fiyat olarak çok da ucuz değil. Ama kesinlikle değer. Çok kalabalık ve kuyruklara maruz kalmamak için erken gelmeniz lazım. Ispanaklı Floretine Benny ve Stika’nın spesiyali ‘Monsieur Stika’ ikisi de öyle enfesti ki tabakları sıyırdık.

Budapeşte’de hemen hemen her restoran ve cafede bahşiş, otomatikman hesaba ekleniyor.

CIRKUSZ

Yine bir kahvaltı önerisiyle geldim. Kahvaltı tabaklarının hepsi gözünüzün önünde hazırlanıyor. Yine güleryüzle karşılama, kuyruktan hızlıca yer bulma ve siparişin hızlı gelmesi konusunda başarılı. Ispanaklı ve baconlı ayrı iki egg benedict tabağı istedik. Çok lezzetliydi. Ama sakın ha limonata söylemeyin biz sevemedik. 🙂

PIZZICA

Mini minicik tatlı bir dilim pizzacı burası. Bulunduğu sokağın kokusu cennet diyebiliriz. 🙂 Her daim fırından çıkan sıcacık pizzaya kim hayır diyebilir ki. Eğer çok aç değilseniz, fazla para da vermeden açlığımı yatıştırayım derseniz derhal buraya uğrayıp deniyorsunuz. Puf puf, bol malzemeli, malzemeleri de kaliteli bir pizzacı burası.

SZIMPLA KERTMOZI

Son 10 yılın en iyi barı seçilmiş bir mekandan bahsediyoruz. İşte bahsettiğim ruin(harabe) barlardan en meşhuru bu. Burası önceleri bir açıkhava sinemasıymış sonrasında bara dönüştürülmüş.

Ruin bar kültürü nereden mi çıkıyor? Yahudi mahallesindeki insanlar paraları olmadığı için evlerini yenileyemiyor. Tadilat falan hak betire olduğu için mahalle gittikçe çöküyor. Ruin barların salaşlığı ve adı işte buradan geliyor.

Yıkık bir bina, eski olduğu için rutubet falan hafif bir koku da var tabii ama ortam öyle eğlenceli ve güzel ki hiçbirşeyi umursamıyorsun. Vintage eşyalar, birbirinden farklı yan yana dizilmiş barlar, canlı müzik yapan sanatçılar, dans eden insanlar. Her yaştan her kitleden insan var. Kimi arkadaşlarıyla kimi çekirdek ailesiyle çocuklarıyla gelmiş.. Yanii şahane bir ortam!

STREET FOOD KARAVAN

Eveeet Szimpla’nın hemen yanında yer alan bu street food’a muhakkak uğrayacağınızı düşünüyoruz. Budapeşte’nin ilk ve en iyi street food restoranı. Hamburger, et, patates, sosis, Langos ve daha birçok tüüm geleneksel macar yemekleri sizi bekliyor.

Biz koca bir paylaşımlık barbekü tabağı denedik, hardallı patates ve coleslaw salata eşliğinde. Smokey monkeys.

Tabii ki daha çok turistlere yönelik bir yer. Gulaş gibi yöresel yemekleri burada değil de lokal restoranlarda denemenizi tavsiye ederim.

RUSZWURM CONFECTIONERY

Bu tatlı ve tarihi pastane, geçmişim kral ve kraliçelerine hizmet etmiş. Şehrin batısı yani Buda tarafında kalıyor. Matthias Kilisesi ve Fisherman ‘s Bastion’a yürüme mesafesinde. Hava da güzel güneşli ise burada güzel bir kahve tatlı molası vermelisiniz. Ambiansı tam olarak 19. yüzyıldan kalma hissi veriyor. Ruszwurm Kremes, Dobos Torte, Torte Eszterházy, Gellénházy Kestane keki hepsi çok güzeldi ama seçim yapılacaksa KESİNLİKLE RUSZWURM KREMES. Görüntüsüyle öyle alelade bir milföy pasta gibi bir şey gibi durabilir. İncecik karamelize hamurların arasına döşenen vanilyalı bambaşka bir krema.

ZELLER / KAPALI

Budapeşte’nin en iyi ilk 5 restoranından biri. Karşılamada kendi yapımları prosecco ikram ediliyor. İnanılmaz enerjik bir karşılama da cabası. İçerde ise bambaşka bir atmosfer, canlı müzik, loş ışıklar.. Mutfak olarak geleneksel Macar mutfağı değil de füzyona yakın, modern bir dokunuş diyebiliriz. gÜnün spesiyalleri her zaman değişiyor. Ayrı bir menüde gelen günlük spesiyalleri kontrol etmeden sakın ha sipariş vermeyin.

GELARTO ROSA

Gül şeklinde dondurma evet. 😀 Ben Büyükada’da yemiştim ama bu dondurma kremamsı. Yani İtalyan işi. Aziz Stephen Bazilikası’nın hemen köşesinde, çıtır külaha konulan inanılmaz otantik İtalyan dondurması Gelarto Rosa’da dondurma yemek için epey kuyruk bekleyeceksiniz benden söylemesi.

NEW YORK CAFE

‘The Most Beautiful Cafe in the World’ yani dünyanın en güzel cafesi gibi bir iddiası var. Erzsebet Bulvarı’nda ihtişamıyla sizi karşılıyor. Burayı o kadar çok o kadar çok övdüler ki biz büyük hayal kırıklığı yaşadık. Evet inanılmaz bir atmosfer, yüksek tavan, tarihi doku ama bize hiçbir sıcaklık veremedi. Üzgünüz burası şişirilmiş, lezzetten uzak kahve ve birtakım atıştırmalıkların olduğu abartılı bir mekan.

LA BOTTE

Baharatlı Pepperoni ile Mozzarella di Bufala pizza denemek için buraya geleceksiniz o kadar!!!

BORS GASTROBAR

Uygun fiyatlı ve lezzetli birşeyler atıştırmak istiyorsanız burayı kaydedin. Macar lezzetleri ve sıcak ızgara baget sandviçler, çorbalar.. Çorbalarını denemediğim için pişmanım ama yakın gelecekte Budapeşte’yi kesinlikle tekrar ziyaret edeceğim. Upuzun kuyruklara başta mana veremiyor insan ama sandviçleri gerçekten çok lezzetli. Bors GasztroBar’ın imzalı baget sandviçlerinden biri olan French Lady. Tavuk göğsü, ahududu soğan reçeli ve edamer peyniri ile yapılır. Çorba gibi, kesinlikle lezzetliydi ve belki de Budapeşte’de yediğimiz en iyi yemekti.